Gıda mühendisi Tuğba Parıltı açıkladı: Salça domatesten çok daha faydalı!

Gıda mühendisi Tuğba Parıltı, geçtiğimiz günlerde Instagram hesabında paylaştığı videoda, hemen her evde bulunan salçanın üretim sırasında uygulanan ısıl işlem sayesinde domatesteki likopenin daha kolay emilebilen formlarını içerebildiğini anlattı. Bilimsel araştırmalarla da desteklenen bu durum, salçanın bazı yönlerden taze domatese göre daha avantajlı olabileceği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Mutfakta bazı malzemeler vardır; yokluğunu fark edersiniz ama varlığını pek sorgulamazsınız. Hemen hemen tüm yemeklerimizin başrolü olan salça, tam olarak bunlardan biri.
Markete gittiğinizde sepete atılır, yemek yapılırken tencereye eklenir, kış hazırlıkları konuşulurken mutlaka adı geçer. O kadar sıradanlaşmıştır ki çoğu kişi onu yalnızca yemeklere renk ve lezzet veren bir yardımcı malzeme olarak görür.
Oysa son günlerde sosyal medyada dolaşan bir bilgi, bu alışılmış bakışı değiştirecek türden.
Peki konu domates ve salça olduğunda gerçekten durum böyle mi?
Salça neden daha faydalı olabilir?
Bu nedenle araştırmalar, salçanın likopen açısından oldukça güçlü bir kaynak olabileceğini gösteriyor.
Tuğba Parıltı'nın dikkat çektiği asıl nokta ne?
Videoda özellikle bir detay öne çıkıyor. Parıltı, domatesin içindeki likopenin hücre duvarımızın içinde olmasından ötürü tam anlamıyla ondan faydalanamayacağımızı, asıl meselenin bu bileşiğin vücut tarafından ne kadar kullanılabildiği olduğunu söylüyor.
Aslında beslenme biliminde de yıllardır üzerinde durulan konu tam olarak bu. Bir besin öğesinin gıdanın içinde bulunması ile insan vücudunun onu kullanabilmesi aynı şey değil.
Bazen bir ürün yüksek miktarda faydalı bileşen içerir ama emilim düşüktür. Bazen de daha az miktarda bulunmasına rağmen vücut o bileşenden çok daha fazla yararlanabilir.
Likopen nedir?
Salçanın neden bu kadar konuşulduğunu anlamak için önce şu sık duyduğumuz kelimeyi açıklayalım: Likopen.
Aslında likopen, domatese o iştah açan kırmızı rengini veren doğal bir pigment. Yani domatesi domates gibi gösteren şeylerden biri.
Sadece domateste de bulunmuyor. Karpuzun kırmızı kısmında, pembe greyfurtta ve bazı kırmızı meyvelerde de var. Ancak günlük hayatta en fazla likopen aldığımız kaynakların başında domates geliyor.
Peki neden bu kadar önemli? Çünkü likopen, vücutta serbest radikaller olarak bilinen ve hücrelere zarar verebilen bazı bileşiklere karşı koruyucu etkileri nedeniyle yıllardır araştırılıyor. Bu yüzden adı sık sık antioksidanlarla ilgili haberlerde karşımıza çıkıyor.
Fakat salça konusunu ilginç yapan nokta likopenin varlığı değil. Asıl mesele, bu likopenin vücut tarafından ne kadar kullanılabildiği.
İşte domates ile salçanın yolları tam da burada ayrılıyor.
Salça yapılırken domateste ne değişiyor?

İnsanların çoğu salça üretimini sadece suyun uçurulması olarak düşünüyor. Gerçekte ise bundan biraz daha fazlası yaşanıyor.
Domates önce parçalanıyor, ardından pişiriliyor, daha sonra yoğunlaştırılıyor.
Bu süreç boyunca domates hücrelerinin yapısı değişiyor ve likopen daha erişilebilir hale geliyor. Üstelik araştırmalara göre likopenin bir bölümü, bilim insanlarının 'cis izomer' olarak adlandırdığı farklı bir forma dönüşebiliyor.
İşte Parıltı'nın videoda dikkat çektiği nokta da bu. Çünkü bazı çalışmalar, cis formundaki likopenin bağırsaklar tarafından daha kolay emilebildiğini gösteriyor.
Yani teorik olarak yalnızca domates yemek değil, vücudun domatesten ne kadar yararlanabildiği önem kazanıyor.
Gıda mühendisi Tuğba Parıltı'nın da bu videoda söylediği gibi, ister hazır alın ister kendiniz yapın; doğru koşullarda üretilmiş bir domates salçası mutfağın en kıymetli ürünlerinden biri. Yemeklere kattığı lezzetin yanı sıra, içerdiği likopen sayesinde sofradaki değerini düşündüğümüzden çok daha fazla hak ediyor.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.