Mutfaktaki gizli tehlike: Son kullanma tarihi geçtiğinde asla risk almamanız gereken 8 yiyecek

Mutfakta tasarrufu sevsek de, konu gıda güvenliği olduğunda bazı yiyeceklerin "şakası" olmuyor. Çoğumuz dolabın arkasında unutulmuş bir paketi gördüğümüzde koklayarak veya rengine bakarak karar vermeye çalışırız. Ancak bazı besinler var ki, içerdikleri patojenler ve bakteri üretme hızları nedeniyle son kullanma tarihi (SKT) geçtiği andan itibaren adeta birer biyolojik saate dönüşür. Nitekim Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve uluslararası gıda güvenliği otoriteleri, mikroskobik düzeydeki bakteriyel çoğalmaların gıdanın kokusunda ya da dokusunda her zaman belirgin bir değişim yaratmayacağı konusunda kritik uyarılarda bulunuyor. Peki, hangi besinlerde "tarihi geçti ama bir şey olmaz" mantığı bizi doğrudan hastanelik edebilir? İşte son kullanma tarihinden sonra kesinlikle güvenilmemesi gereken 8 yiyecek.
Çiğ tavuk ve kümes hayvanları
Kümes hayvanları, çiğ formdayken Salmonella ve Campylobacter gibi tehlikeli bakterilere en açık gıdaların başında gelir. Yapılan araştırmalar, marketlerde bulunan çiğ tavukların çok büyük bir kısmında bu bakterilerin bulunduğunu gösteriyor. Son kullanma tarihi geçtiğinde, bu mikroskobik canlılar geometrik bir hızla üremeye başlar. Pişirmek bile açığa çıkan toksinleri her zaman yok etmeyebilir. Bu yüzden tarihi geçen tavuğu doğrudan çöpe göndermek en güvenli yoldur.

Semizotu ve ıspanak
Toprağa yakın yetişen, kıvrımlı ve nemli yapıya sahip olan semizotu, ıspanak ve mancar gibi sebzeler, mikroorganizmaların tutunması için kusursuz birer alandır. Bu yapraklı sebzelerin tavsiye edilen tüketim tarihi geçtiğinde, yaprak aralarında gözle görülmeyen çürüme ve bakteri kolonileşmesi başlar. Paketli ve tarihi geçmemiş olanları tercih etmek, sağlığınızı korumanın ilk adımıdır.

Beyaz peynir ve yumuşak peynirler
Sert peynirlerde oluşan küfü kesip kalanını tüketmek belki bir seçenek olabilir ancak yumuşak peynirler ve beyaz peynir için durum tamamen farklıdır. Son kullanma tarihi geçmiş peynirler, özellikle sinir sistemini ciddi şekilde tehdit eden Listeria monocytogenes bakterisi için ideal bir üreme alanıdır. Listeria, diğer bakterilerin aksine buzdolabı soğukluğunda bile çoğalmaya devam edebilir.

Yumurta
Yumurtanın içinin steril olduğu düşünülse de, kabuğunun dış yüzeyi tam bir bakteri bariyeridir. Zaman geçtikçe kabuğun koruyucu tabakası zayıflar ve dışarıdaki bakteriler içeri sızabilir. Eğer yumurtalarınızın tarihi yaklaşmışsa, risk almamak için onları tam anlamıyla katılaşana kadar haşlayarak tüketebilirsiniz. Ancak son kullanma tarihi tamamen geçmiş bir yumurtayı kullanmak, ciddi gıda zehirlenmelerine davetiye çıkarmaktır.

Taze yeşillikler (Maydanoz, dereotu, fesleğen)
Maydanoz, dereotu, tere ve fesleğen gibi taze otlar, yapıları gereği mikro düzeydeki toz ve bakterileri tutmakta çok başarılıdır. Ne kadar iyi yıkarsanız yıkayın, bu otların ömrü oldukça kısadır. Eğer taze yeşilliklerinizin rengi koyulaşmaya, yaprakları pörsümeye ve kokusu ağırlaşmaya başladıysa, içlerindeki bakteri yükü maksimuma ulaşmış demektir. Onları kurtarmaya çalışmak yerine vedalaşmak en doğrusudur.

Kıyma
Parça et yerine kıymayı listenin üst sıralarına taşıyan şey "yüzey alanı" kuralıdır. Et kıyma makinesinden geçtiğinde, bakterilerin temas edebileceği alan milyonlarca kez katlanır. Kıyma makinesinin hijyeni veya etin tazeliği ne olursa olsun, son kullanma tarihi geçmiş kıyma, sinir sistemi ve sindirim organları üzerinde kalıcı hasarlar bırakabilecek patojenler üretebilir. Kasaptan taze çektirmek en iyisidir ancak tarihi geçtiyse kesinlikle tüketilmemelidir.

Şarküteri ürünleri
Salam, sosis, füme et gibi şarküteri ürünleri işlem görmüş olsalar da gıda zehirlenmesi konusunda oldukça sabıkalıdır. Tıpkı yumuşak peynirlerde olduğu gibi, şarküteri ürünleri de sinsi Listeria bakterisine ev sahipliği yapabilir. İşin kötü tarafı, bu ürünlerin tarihi geçtiğinde kokusunda veya görüntüsünde hiçbir bozulma emaresi olmayabilir. "Kokusu güzel" diyerek tarihi geçmiş bir salamı tüketmek büyük bir hatadır.

Çilek, ahududu, frambuaz
Çilek, böğürtlen ve frambuaz gibi gülgiller familyasına ait meyveler, pürüzlü ve gözenekli dış yüzeyleri nedeniyle Cyclospora gibi parazit ve bakterileri içlerinde hapseder. Buzhanelerde uzun süre bekleyen veya son kullanma tarihi geçen bu hassas meyveler, dışarıdan sağlam görünseler bile mikroskobik düzeyde tehlike saçabilir. Bu meyveleri mevsiminde, taze ve dalından tüketmeye özen göstermek riskleri en aza indirir.







Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.