Gaziantep’te kahve içmeniz gereken bir durak: Tahmis Kahvesi

Gaziantep’in en köklü duraklarından biri olan Tahmis Kahvesi, yalnızca bir kahvehane değil; yüzyıllardır yaşayan bir şehir hafızası. Osmanlı’dan günümüze uzanan tarihi atmosferi, taş sütunları ve meşhur menengiç kahvesiyle Tahmis Kahvesi, Gaziantep’i keşfetmek isteyenlerin mutlaka uğraması gereken kültürel duraklar arasında yer alıyor.
Gaziantep’e ilk kez gidenlerin çoğu rotasını kebapçılara, bakırcılar çarşısına ya da tarihi hanlara çeviriyor. Ancak bu şehrin gerçek ruhunu hissetmek isteyenlerin yolu eninde sonunda aynı kapıya çıkıyor: Tahmis Kahvesi. Çünkü bazı mekanlar yalnızca kahve içilen yerler değil; geçmişin hâlâ canlı kaldığı, taş duvarların hafıza taşıdığı duraklardır. Tahmis Kahvesi de tam olarak böyle bir yer.
1635 yılında kurulan bu tarihi kahvehane, yalnızca Gaziantep’in değil, Türkiye’nin de en eski kahvehaneleri arasında gösteriliyor. İsmini Arapça’da kahve dövülen yer anlamına gelen “Tahmis” kelimesinden alan mekan, yüzyıllardır aynı kokuyu, aynı sesi ve aynı kültürü yaşatmaya devam ediyor. İçeri adım attığınız anda bunu hissediyorsunuz. Dışarıdaki kalabalık yavaşça siliniyor, yerini bakır fincanların sesiyle karışan yoğun kahve kokusuna bırakıyor.
Osmanlı döneminde tamamen taş sütunlarla inşa edilen kahvehane, yalnızca bir dinlenme noktası değil, aynı zamanda dönemin sosyal hayatının merkezlerinden biri olmuş. İpek Yolu üzerinde bulunan Gaziantep’e gelen yerli ve yabancı tüccarlar burada soluklanmış, ticaret konuşmuş, haber paylaşmış. Kahvenin Osmanlı’da yaygınlaşmaya başladığı yıllarda Tahmis Kahvesi’nin ünü çevre şehirlere kadar ulaşmış. Hatta anlatılan rivayetlere göre Bağdat Seferi’ne çıkan Sultan IV. Murat’ın bile burada dinlendiği ve kendisine kahve ikram edildiği söyleniyor. Belki de bu yüzden mekanın her köşesinde tarihle iç içe geçmiş bir ağırlık hissediliyor.
Reklam

Tahmis Kahvesi’ni bugün hâlâ özel yapan şey ise geçmişe sadece dekor olarak yaslanmaması. Mekânın ruhu korunmuş durumda. Ahşap sandalyeler, taş duvarlar, yüksek tavanlar ve yıllardır eksilmeyen kalabalık… Buraya gelen insanlar yalnızca kahve içmek için oturmuyor. Biraz yavaşlamak, Gaziantep’in eski zamanlarına kısa bir yolculuk yapmak için geliyor.
Elbette bu yolculuğun en önemli eşlikçisi kahve oluyor. Özellikle menengiç kahvesi, Tahmis Kahvesi’nin simgesi hâline gelmiş durumda. Klasik Türk kahvesinden farklı olarak menengiç ağacının meyvesinden hazırlanan bu içecek, daha yumuşak aroması ve kendine has kokusuyla ilk yudumdan itibaren hafızada yer ediyor. Gaziantep’e gidip de burada menengiç kahvesi içmeden dönmek, şehrin hikâyesinin önemli bir kısmını eksik bırakmak gibi.
Bugün sosyal medyada sayısız “popüler mekan” önerisi görmek mümkün. Ancak bazı yerler popüler olduğu için değil, gerçekten bir geçmiş taşıdığı için unutulmuyor. Tahmis Kahvesi de bunlardan biri. Yüzlerce yıl boyunca tüccarların, yolcuların, esnafın ve ziyaretçilerin uğrak noktası olmuş bu tarihi kahvehane, hâlâ aynı canlılığını koruyor. Gaziantep sokaklarında dolaşırken bir noktada yorulursanız, kısa bir mola vermek için rastgele bir kafe aramayın. Taş sütunların arasına kurulmuş o eski kahvehaneye girin. Çünkü bazen bir şehri anlamanın en iyi yolu, onun yüzyıllardır değişmeyen masalarına oturmaktan geçiyor.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.